Hem de Kahire'de! Hem de butun gece! Uykumun arasinda duydugum gok gurultuleri gercekmis! Sabah saat altida uyandigimda cama vuran yagmur damlalarinin sesi ve gok gurultusu ile uyandim. Bu sabah biraz daha fazla uyumayi dusunmustum ama bu sesler yataktan firlamama neden oldu. Inanamadim!. Vallahi iklimler gercekten degisiyor. Esimin dedigine gore butun gece bu sekilde yagmis. Hadi yagmur yagmaya baslamisti gectigimiz yillarda da, gok gurultusunu ilk defa duyuyorum burada. Hem de uzun uzadiya ve alabildigince gurultulu. Tabii ben cok mutlu oldum. Iki gun once diyordum, "Istanbul'daki gibi yagmur yagmaz ki" buraya diye. Ama bak basladi iste. Bereket, bereket!

Misir'in Hava Durumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Misir'in Hava Durumu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çarşamba, Ekim 17, 2007
Cumartesi, Nisan 07, 2007
HAVADA HAMSIN VAR
Buralarda daha once hakkinda yazdigim hamsin basladi. Elli gun suren sicak ruzgarlar, ama oyle her gun degil, araliklarla elli gun. Bu sicak ruzgarlar colun kumunu kaldirip ustunuze ativeriyor! Bu sabah da uyandigimda pencereden gelen ruzgar sesi ile disari baktim ki hava kumlu. Terasa cikip fotograf cektim bakalim dedigimi yansitacak mi? Boyle gunlerde evden disari cikmamak en akillica is. Hem sicaktan bunalir hem de cigerlerinize ve gozlerinize kum kacmasina engel olamazsiniz. Fotograf cekmek icin terasa ciktigimda da kapiyi acar acmaz gozume girdi kumlar zaten ve cok cabuk isimi bitirip hemen iceri kactim. Bu gunku hamsin aslinda hafif bir taneydi. Bazan oyle oluyor ki gokyuzu sapsari oluyor. Araba ile giderken asfalt uzerinde ucusan kumlari gorebilirsiniz. Mevsimin ilerlemesi ile de sicaklik da orantili olarak artiyor. Bu zamanlar gene idare edilir bir sicaklik oluyor ama Mayis ayinda hamsin estiginde sicaklik da daha bir dayanilmaz olacak.

Kapinin onunu soyle bir supurup kumlari bir araya topladim fotograf icin. Dedigim gibi bu hafif bir hamsin.
Cuma, Ekim 20, 2006
KAHIRE BOGULUYOR
Bogulma mevsimi geldi. Yaklasik bir hafta boyunca kahire bogulacak, nefes almak zorlasacak. Nasil mi? Kahire'nin etrafini cevreleyen pirinc ureticileri hasati kaldirdiktan sonra pirincten arta kalan kabuk ve saplari yakarak yok etme yoluna gidiyorlar. Bu da Kahire'nin ustunu kaplayan duman ve yanik kokusu demek. Aslinda yakilmasi yasak ama ciftcilerin de yapacaklari baska bir sey yok. Artiklar icin en ucuz maliyetli cozum yolu bu. Yakma isi de genelde geceleri yapiliyor ve hepsi ayni anda yapiyorlar. Artik nasil duzenliyorlarsa bu isi! Cok sukur ki bir kac gun suruyor sadece.
Perşembe, Ekim 19, 2006
AMANIN YAGMUR YAGDI!!
Mevimin ilk yagmuru dun yagdi, sessiz sedasiz, oylece dusuverdi damlalar bir kac dakika. Ben yuzumu gokyuzune cevirmis rahmetin ve bereketin beni yikamasini beklerken gidiverdi , bakakaldim ardindan!!!!
Çarşamba, Ağustos 23, 2006
HAVALAR, HAVALAR
Agustos ayi Kahire'de en sicak aydir. Su gunlerde kelimenin tam anlamiyla pisiyoruz. Dogrusu kis aylarinin gelmesini dort gozle bekliyorum. Aslinda su anda bakiyorum da Turkiye'nin de buradan farki yok. Ustelik Turkiye'de nem orani daha fazla oldugu icin durumun daha da dayanilmaz bir hal aldigina eminim. Col ikliminin etkisi ile burada gunduzler cok sicak olsa bile aksamlari cikan serin ruzgar insani rahatlatiyor.
Burada en sevdigim mevsim kis mevsimi. Hem ilik geciyor, hem de suresi oldukca uzun. Ekim ayindan mayis ayina kadar havalar cok guzel. En soguk aylar Ocak ve subat aylari, o da gunduzleri degil de sadece geceleri usutuyor. Ama kisin Misirlilar yabancilarin usudugunden daha fazla usuyorlar. Hani Turkiye'ye gelen kuzeyli turistler nasil biz usurken ince elbiselerle dolasir da bizi hayrete dusururlerse burada da biz ayni durumdayiz. Biz ceketlerle idare edebilirken, Misirlilar kazaklar ve mantolarla dolasiyorlar. Evlerde Turkiye'deki gibi isinma tertibati yok. Genellikle elektrik sobalari ile isinma saglaniyor, o da genelde aksam vakitlerinde.
Burada en sevdigim mevsim kis mevsimi. Hem ilik geciyor, hem de suresi oldukca uzun. Ekim ayindan mayis ayina kadar havalar cok guzel. En soguk aylar Ocak ve subat aylari, o da gunduzleri degil de sadece geceleri usutuyor. Ama kisin Misirlilar yabancilarin usudugunden daha fazla usuyorlar. Hani Turkiye'ye gelen kuzeyli turistler nasil biz usurken ince elbiselerle dolasir da bizi hayrete dusururlerse burada da biz ayni durumdayiz. Biz ceketlerle idare edebilirken, Misirlilar kazaklar ve mantolarla dolasiyorlar. Evlerde Turkiye'deki gibi isinma tertibati yok. Genellikle elektrik sobalari ile isinma saglaniyor, o da genelde aksam vakitlerinde.
Kaloriferdi, komurdu, odundu , oyle seylerle ugrasilmiyor. Bu bence isin guzel tarafi. Soguktan dolayi isinma ihtiyaci bir sorun degil burada. Bu fakirligin ustune bir de bu sorun olsaydi her halde dayanilmaz olurdu. Fazla yagmur yagmadigi icin semsiyeler de burada ihtiyac listesine dahil degiller. Zaten semsiye gunesten koruyan anlamina gelen bir kelime herhalde. Cunki "$ems" gunes demek arapcada.
Pazartesi, Haziran 19, 2006
HAMSIYN
Gerci mevsimi gecti ama burada olan bir hava durumundan soz etmek istiyorum. Her yil Mart ayi sonundan baslayarak Mayis ortalarina kadar devam eden bir surectir bu. Adi hamsiyn. Hamsiyn arapcada 50 demek. Hava ile ilgili anlamina gelince; bahsettigim zaman dilimi suresince, araliklarla 50 gun suren bir kum firtinasi macerasi. Kum firtinasi deyince akliniza colun ortasinda olan bir sey geliyor degil mi? Ama burada Kahire'nin gobeginde bunu doyasiya yasiyorsunuz. Gerci sehrin etrafi zaten alabildigince col. Hamsiyn aniden baslayabilir. Guzel bir gunde bahcede otururken, sokakta yururken, alisveris yaparken birden ortaligi sapsari bir toz bulutu kaplar. Agzinizi burnunuzu kapatmak zorunda kalirsiniz iyice. Aslinda bu donemde evden disari cikmamak en iyisi, zira kapali pencere ve kapi araliklarindan bile iceriye kum girebiliyor. Hadi ondan sonra al eline supurgeyi kuregi, temizlik yap. Hamsiyn olacagi zaman havada normalin uzerinde bir isinma oluyor. Bunaltici bir sicaklik. Sonra bir firtina kopuyor, her taraf sapsari. Bir iki gun sonra geciyor, dinlenmeye cekiliyor sonra bir kac gun ya da bir hafta sonra bir daha. Kumun ucusmasi degil de havanin sicakligi insani zorluyor dogrusu. Mayis ayi sonunda her sey normale donuyor. Kumlardan temizleniyoruz. Eger kisin cok yagmur yagarsa hamsiyn az olurmus diye duydum. Herhalde su ile kumlar birbirine yapistigindan ucusamiyorlar havada. Daha onceki bir yazimda belirttigim gibi simdi Kahire'nin etrafi ve kum olan her yer yesillendiriliyor. Bu da gelecekte sehrin kum firtinalarindan daha az etkilenecegi anlamina geliyor bana gore. Bir de firavunlar zamaninda yapilan bir takvim varmis. O takvimde cikacak olan cesitli firtinalarin, hava sicakliginin tesbiti varmis ve gunumuzde bile hala bu takvimde belirtilen verilerin dogru ciktigini duydum. Yani su tarihte firtina cikacak diye yaziyorsa bugun bile o tarihte firtina cikiyormus. Ilginc degil mi?
Çarşamba, Haziran 14, 2006
YAGMUR
Kahire'ye yerlesmek icin geldigim tarih 28 Eylul 2001. O zaman bana esim burada yagmur yagmaz, yagarsa da iki yilda bir on dakika yagar demisti. Hakikaten o yil pek yagmur yuzu gormedim. Bir gun kayinvalidemi arkadasina birakmak icin cikmistik. Gidecegimiz yere geldigimizde Esim annesiyle beraber binadan iceri girier girmez ben bir saskinlik gecirdim. Cunki yagmur baslamisti. Hemen arabadan disari cikip yuzumu gokyuzune cevirdim ve islandim. Aman ne islanma! Yani yuzume bir kac damla su degmisti iste. Yagmuru seven biri olarak bu beni cok mutlu etti. Ne de olsa iki yil daha goremiyebilirdim bu yagmuru. Fakat her gecen yil bu yagmur biraz daha artarak yagmaya basladi Kahire'de. Hele bu yil (2006)neredeyse saganak dedigimiz turden uzun uzun yagdi. Iklimler degisiyor diyorlar ya, galiba dogru. Ama ben burada yasadigim surece bu degisimden memnunum. Her yagmurda Istanbul'u hatirliyorum. Yagmur yaginca cikan toprak kokusunu da cok seviyorum. Iyi guzel de yagmurlar artarak yagmaya devam ederse Kahire'de yasam cok zorlasacak. Cunki burada yagmur yagmadigi icin sehirde bir tane bile drenaj kanali yok. Artan yagmurlarla kopru altlarinda sular birikmeye ve trafigi aksatmaya basladi bile. Yagmurda kayganlasan yolda araba kullanmaya alisik olmayan suruculer ise sudan cikmis baliga donustuklerinden trafigin halini varin siz tahmin edin en ufak bir ciselemede. Burada insanlar yagmura alisik olmadiklari icin yagmuru ve islanmayi sevmiyorlar. Benim gibilerin yagmur sevdasina da bir anlam veremiyorlar. Bir bakima da hakli sayilabilirler, cunki arada sirada yagan yagmur binalarin ve agaclarin uzerinde birikmis ne kadar toz varsa beraberinde asagiya indirdiginden ortalik temizlenecegine busbutun kirleniyor. Kahire'nin aksine Iskenderiye'de yagmur cok. Kisin firtinalarla birlikte yagip her yeri bir guzel yikiyor. Bu arada aklima cocukken soyledigimiz bir iki tekerleme geldi;
"Yag yag yagmur, bahcede camur, teknede hamur, ver Allahim ver, sicim gibi yagmur".
Bir de su vardi;
"Yagmur yagiyor, seller akiyor, arap kizi camdan bakiyor". Bunlari kizima da ogrettim. Yagmur yaginca beraber soyluyoruz.
"Yag yag yagmur, bahcede camur, teknede hamur, ver Allahim ver, sicim gibi yagmur".
Bir de su vardi;
"Yagmur yagiyor, seller akiyor, arap kizi camdan bakiyor". Bunlari kizima da ogrettim. Yagmur yaginca beraber soyluyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)