Cuma, Mart 28, 2008

AISH BELEDI'YE NE OLDU?


Gecen haftadan beri Misir'da basgosteren "ekmek" krizi icinde yasadigimiz toplumda nasil bir saltanat surdugumuzu daha iyi anlamama sebep oldu. Gerci her zaman burada yasamanin yabancilar icin ne kadar kolay ve rahat oldugunu, fiyatlarin Turkiye'ye nazaran ne kadar ucuz oldugunu soyleyip dururuz arkadaslarla. Meger bu ucuzlugun altinda Misir hukumetinin temel tuketim maddelerine (gaz, elektrik, benzin, ekmek, seker, mercimek, ilac gibi) yaptigi destek varmis. Bu destegi de Amerika'dan aldigi buyuk miktardaki yardimlarin bir kismi ile yapiyormus. Simdi bizler normalde "beledi" ekmek denen ekmegi tanesi 25 ersh'den aliyoruz, ama fakir halk bu fiyati 20 ekmek icin oduyormus. Krizin cikma sebepleri duyumlarima gore dogal olarak bugday fiyatlarindaki artisin yanisira karaborsacilik yapanlar. Yani hukumet halk ekmegi cikaran firinlara cok ucuza un veriyor, firinlar bu un ile ekmek yapmak yerine, sadece bir kismi ile ekmek yapip gerisini yuksek fiyata luks firinlara satiyorlarmis. Boylece cikan ekmek sayisinda bir dusus oldugundan piyasaya ekmek yetmiyor. O yuzden de insanlar ekmek alabilmek icin uzun saatler kuyrukta bekliyorlar. Tabii kuyrukta beklerken de izdiham, kavgalar, yaralanmalar ve olumler oluyor. Hukumet bu krizi asmak icin ordudan yardim istemis. Karaborsacilik yapanlarin firinlarina el konmus ve isletmesi orduya verilmis simdilik. Luks uretim yapan, marketler (dunyaca taninmis yabanci marketler de dahil) incelemeye alinmis.


Fiyatlardaki artisin bir sebebi de belki de en onemli sebebi Amerka'dan alinan yardimin neredeyse yari yariya kesilmesi. Tabii isin icinde Misir'in Amerika'nin Irak politikasini desteklememesi var. Amerika yardimlarini "biz size bu yardimi temel maddeleri subvanse edin diye degil imar ve kalkinma hamleleri icin veriyoruz" diye bir bahane ile azaltmis. Yani aslinda bu kriz ekonomik olmaktan cok politik bir kriz. Duyduklarima gore benim degerlendirmem boyle....




9 yorum:

Aslı Cin dedi ki...

Korkunç!!!

nilay dedi ki...

Merhaba, ben zaten sizin takipçinizdim. Mutlu kum tanelerinin blogundan takip ediyordum sizi. Ama hiç yazmamıştım. Dış ülkelerde yaşayan Türklerin yaşam öyküleri beni hep etkilemiştir. Özelikle Avrupa ülkelerinin dışında yaşanayanlar. Ben sizi takip etmeye devam edeceğim.

Sevgi dedi ki...

Selam Asli, ne zaman kahve iciyoruz?

Sevgi dedi ki...

Merhaba Nilay, tesekkurler ziyaretleriniz icin. Mutlu oldum.

etki alanı dedi ki...

Halimize şükretmek için daha çok kişinin bunu okumasını istiyorum..Bloğumdan link veriyorum ki,okuyup öğrensinler nasıl bir cennette yaşıyoruz..Ve bunu yok etmeye kalkışanlara karşı belki uyarıcı bir etki yaratır..
Sevgilerimle..
TüTü

Sevgi dedi ki...

Tesekkur ederim Etki Alani. Buradan cikaracagimiz en onemli sonuc disariya bagimliligin nelere mal oldugunu gormek olmali, degil mi?

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Kara para dedik tamam,
buda kara ticaret. Dünyanın hertarafını sarmış
insanda vicdan yokluğu.
kimin eli kimin cebinde
kim kimi kandırırken kendini kandırdığının farkında değil.
Şimdilik halimize şükür diyelim ama yarını bilemiyoruz bizde.
Sizlere kolaylıklar diliyorum.
Sevgilerle,

Nilgün ÜLKER dedi ki...

Sevgi abla, disariya bagimli ulkelerin en utanilacak yuzu degilmi iste bu durum :( (Bizim onlardan ne kadar farkimiz var sence )

Sevgiler...

Sevgi dedi ki...

Yasamin Kiyisinda, hosgeldiniz. Tesekkur ederim ziyaretiniz icin. Dedikleriniz cok dogru. Allah bizleri korusun. Iyi gunler