Salı, Ocak 24, 2012
MECLIS ACILDI
DEVRIM SONRASI SOKAKLAR

Devrimden sonra gencler ellerine boya ve fircalari alarak sokaklari boyamaya basladilar. Misir bayraginin renkleri ile kaldirim taslari boyandi...


Cumartesi, Nisan 16, 2011
DEVRIMDEN SONRA KAHIRE'DEN KESITLER
Guvenligin bu kadar zayiflamasinin nedeni devrimden sonra ortada polis kalmayisindan. Polis devrim sirasinda halktan tepki gordugunden saklanmisti. Daha sonra da halkin taleplerini almaktaki basarisini gorup kendi taleplerini dile getirmek icin is birakma eylemi yaptilar ve ortalikta guvenlik acigi olustu. Asker de her yere yetisemedi dogal olarak. Cep telefonlarimiza askeri otoritelerden kisisel guvenligimizi saglamak konusunda ozgur oldugumuzu bildiren mesajlar aliyorduk ilk zamanlar. Yeni hukumetin kurulmasi ile birlikte guvenlik sorununa da hizli bir sekilde el atilip polisin gorev basina donmesi saglandi.
Bizim yasadigimiz uydu kentin etrafi askeri tanklarla cevrili kaldi bir muddet yagmacilara karsi. Yaklasik onbes gun kadar once aniden gittiler. Biraz urktuk ama cok sukur asayis berkemal.
Olaylar yetisip insanlar Tahrir Meydani'ni bosalttiktan sonra Tahrir'de ve tum Kahire'de bir temizlik calismasi basladi. Izleyebildigim kadari ile dunyanin hic bir yerinde gosterilerden sonra gosteri yapilan yerin gostericiler tarafindan gonullu olarak temizlendigini gormemistim daha once. Kaldirim kenarlari boyanip, heykeller bile yikandi. Insanlarin nasil gelecege umutla baktiklarinin, gecmisin pisliklerini sembolik olarak temizlediklerinin resmidir diyorum ben buna.
Bir de herkes hak arama isine girdi. Tum fabrikalar, tum isletmeler, is yerleri, okullar hala kayniyor. Herkes mudurlerin, yoneticilerin degismesini istiyor, maaslara zam yapilsin isteniyor. Bu yuzden is birakma ya da yavaslatma eylemleri yapiliyor. Ogrenciler egitim sistemini protesto ediyor. Aslinda hepsi hakli istekler ama hepsi ayni anda olunca hem ekonomik hem de toplumsal kaosa neden oluyor. Misir borsasi daha 15-20 gun once acildi. Borsada buyuk dusus olacagi beklendiginden acilisi geciktirdiler ve insanlara telkinde bulundular panige kapilmamalari icin. Burada da insanlarin sagduyusu ustun geldi ve bazi is yerlerinde insanlarin her birinin 100 LE lik alimlar yaparak borsaya katkida bulundugunu biliyorum. Az bir dususle acildi borsa. Gerci ekonomik olarak zor durumda tabii su anda Misir. En onemli gelir kaynagi olan turizm su anda yan yatmis vaziyette.
Devrimden once 5LE ye aldigim mutfak tupunu devrimden sonra 10LE ye almistim. Iki kati olan fiyatlandirmayi adamin firsattan istifade edip beni kazikladigini dusunerek gecistirdim. Gecende bir fakir mahallesinde tupun 35LE oldugunu ogrendim. Bu sabah da esim tup konusunda beni uyardi. "Ne oluyor boyle" dedim. Cunki Misir dogal gaz zengini bir ulke. Petrol degil ama disariya Dogal gaz ihrac ediyor, nasil kitlik olabilir ki bu konuda. E tabii isciler is yavaslatip is birakinca boyle oluyormus. Boyle is yavaslatmalar/birakmalar aslinda ekonomiyi vuruyor. Ekonomi kotuye gidince de kaos yeniden baslayacak diye dusunuyorum. Insanlar, ozellikle fakirler devrim oldu her sey cabucak duzelsin istiyor.
Yagmacilara burada "baltagi" diyorlar. Bizdeki deyisle "baltaci". Osmanli'dan kalma bir soz sanirim. Baltagilarin yagmalayip talan ettigi Carrefour alisveris merkezi yeniden acildi gecenlerde. Bazi dukkanlar hala kapali ama. Diger tum alisveris merkezlerinde ve magazalarda da devrimden sonra alisveris buyuk indirimlerle basladi. "Citistar" adli dev alisveris merkezine gittik bir kac hafta once ne var ne yok gorelim diye. Her sey indirimli fiyattan satiliyordu ama o cok pahali dukkanlardaki mallar hala pahali. Diyelim ki ortalama bir dukkandan 200-400LE arasinda iyi bir ayakkabi alirken o magazalarda 1500LE ve ustu seklinde fiyatlar. O dukkanlara girdik meraktan. Baktik ki bazi Misirli Hanimlar abiye kiyafetler ayakkabilar alip duruyorlar. Biz de hala, guvenlik, ekonomi, yarin ne olacak kaygilari tasiyoruz. Eh hem sasirdik hem de « tuzu kuru bunlarin » diye dedikodu yaptik:))
Tahrir'de gosteriler sona erip meydan bosalmaya basladiktan sonra artik hayatin normale donmesini beklerken, ekonomik sorunlari dusunurken, birden Kahire'nin guneyindeki Helwan'da bir hristiyan-musluman catismasi cikti. Bir kilise yakildi, olenler oldu. Tahrirde'ki olaylardan daha fazla korkuttu bu beni. Zira dini bir catisma olmasi hic istenmeyen bir sey. Insanlarin en hassas oldugu konu dindir ve din ugruna cok acimasiz da olunabiliyor. "Ne oluyor" dedim. Bu insanlar Tahrir'de omuz omuza idi, hristiyanlar muslumanlari guvenlik cemberine almislardi Cuma namazini kilabilsinler diye. Pazar gunu de muslumanlar ayni guvenligi hristiyanlar icin saglamislardi. El ele verip "biz hepimiz Misir'liyiz" demislerdi. Simdi ne oluyor boyle diye cok korkuya kapildim. Sonunda ogrendim ki olay bir ask hikayesi yuzunden cikmis. Hristiyan bir gencle musluman bir kiz birbiribe asik olmus bu yuzden de kiyamet kopmus. Boyle bir sey asla kabul edilebilen bir durum degil burada. Bu yuzden bu sefer de hristiyanlar gosteri ve yuruyusler yaptilar. Muslumanlardan da destek veren oldu ve hukumetin verdigi sozlerle olaylar yatistirildi. Kilise de bu sabah itibari ile uc hafta gibi bir surede yeniden yapildiktan sonra acildi.
Kahire’ye dondugumden beri aksamlari disariya cikmiyordum. Dun ilk defa Elciligimizin devrimden sonra Kahire’de duzenlenen ilk kulturel etkinlige imzasini attigi « Kahire Turk Filmleri Haftasi »nin acilisina gittim arkadaslarla. Giderken devrim sirasinda yakildiklarini televizyondan izledigim binalarin onunden gectik. Uc tane karakol binasi yakilmis, tas bir iskelete donmusler. Iclerinden biri yapilan iskencelerle unlenmis. Arsiv binasi ve icisleri bakanligina bagli bazi binalar yakilmis.Bakanliga bagli otoparkta yanmis bir kac tane otomobil vardi. Kaldirmamislar arabalari hala. Muze gibi duruyorlar oyle. Konusma esnasinda, gosteriler sirasinda yakilan arabalarin sadece yakilmak istenen arabalar oldugunu, yani rastgele sivillere ait olan arabalarin yakilmadigini ogrendim.
Bir sonraki yazimda bazi resimler esliginde konuya devam edecegim.
Salı, Mart 22, 2011
MISIR'DA YASADIKLARIM
Derken Tahrir meydaninda bir milyon kisinin toplanacagi haberi geldi ve esim telaslanmaya basladi guvenligimiz acisindan. "Turkiye'ye gitmeyi dusunsen iyi edersin" dedi. "Hem ben de disarida oldugum vakit aklim sizde kalacak" dedi. O anda sanki yuregime bir ok saplandi. Tarifi imkansiz bir duygu. Gitmek istemiyorsun ama cocuk var, market raflari bosalmis ya cocuga verecek ekmek bulamazsam, ya basina bir sey gelirse diye dusunuyorsun. Bu arada havaalani kapatildi zaten istesen de nasil gideceksin? Burada kalan diger arkadaslrla da telefonda irtibat halindeyiz devamli. Derken aksam uzeri gazeteci bir arkadas (TRT/Metin Turan) arayip gece oniki'de bir ucak oldugunu, bunun belki de son sans oldugunu soyleyip gitmeyi dusunmemi soyledi. Gece saat dokuzda sokaga cikma yasagi var, her taraf asker dolu artik. Metin, akerin zorluk cikarmadigini soyledi "kimlik kontrolu yapip havaalanina gidene yol veriyorlar" dedi. Esim nobetten gelmis, uyuyor. Uyandirip durumu soyledim, ondan sonra bavul hazirlamaya basladim. Bavula ne koyacagimi bilmem, ne kadar sure icin gidiyorum bilmem, bu gidisin donusu olacak mi bilmem, gitmek mi istiyorum yoksa kalmak mi istiyorum bilmem, esim gelemiyor is durumunun ne olacagini bilemediginden, onu geride birakmak cok kotu. Cok zor bir durum cok...Neyse yanimizda bes para olmadan, elimizdekini de (bankalar, ATM ler calismadigindan) parasiz kalmasin diye esime birakarak, aglaya aglaya havaalaninin yolnu tuttum kizimla birlikte. Bir kac yerde asker durdurdu, pasaportlara bakti, bagaja bakti ve hic zorluk cikarmadan yol verdi bize. Havaalanina vardigimizda yaklasik 150 kisi kadar vardi bekleyen. Daha once buyuk cogunluk gitmis oldugundan, Turkiye yolcularindan baska da yolcu olmadigindan izdihama maruz kalmadan, kizilayin godermis oldugu ton balikli sandovicler, meyve suyu, biskuvi, su paketlerinden faydalanarak, ayrca Kahire'deki Selahaddin Turk Okulu'nun yemekhanesinde yaptirip gonderdigi sicak pogacalari yiyerek biraz sakinlestim. Aglamaktan kizarmis ve sismis gozlerim biraz gulmeye basladi. Tabii tahliye ucaklari icin bizden bir ucret talep edilmediginden elimizde bilet falan yok. Ucus kartlarimizi almak icin polis guvenliginden gececegimiz sirada polis biletlerimizi sordu. "Yok" deyince bizi birakmak istemedi ve o da durumu anlamak icn kendi arkadaslarina sormaya basladi "biletsiz gecmek istiyorlar, ne is?" diye. Neyse sonunda durumu anladi ve gecmemize izin verdi:)) Allah devletimizi her daim guclu kilsin! Buradan gerek hukumetimize, gerek tahliyeler boyunca yolculari yanliz birakmayan buyukelcimiz Huseyin Avni Botsali ve elcilik personeline, ve Selahaddin Turk okuluna tesekkurlerimi ilemek istiyorum.
Derken ucaga binmek uzere otobuslere bindik. Her yerde in cin top oynuyor, Misir'in butun ucaklari balik gibi yan yana siralanmislar alanda yatiyorlar. Icim bir tuhaf oldu ucaklari oyle gorunce. Bir ulkede hayatin toptan durdugunun resmiydi bu. Ucaga bindik, kemerleri bagladik, ver elini TURKIYE.....
Tarih 01 Subat 2011, sabah saat 02:00
Perşembe, Ocak 27, 2011
MISIR'DA NE OLUYOR?
Malumunuz uzere Misir'da da halk tarafindan Husnu Mubarek'e karsi protesto gosterileri yapiliyor. Televizyonlarda gosterilenlere bakinca Misir'in her tarafinda Kahire'nin her sokaginda bu gosterilerin yapildigi hissine kapiliyor insan. Ama oyle degil. Kahire'deki gosteriler Parlamentonun bulundugu bolgeye cok yakin olan Tahrir Meydani ve cevresinde yapiliyor. Ama bu gece ve yarin ne olur bilemem. Yirmi milyonluk bir sehirde bu olaylarin butun Kahire geneline yayildigini dusunmek cok urkutucu.
Biraz once Facebook'a girmek istedim, sonuc basarisizdi. Demek ki erisim engellendi. Twitter daha ilk gunden engellenmisti. Cunki ilk gosteri organizasyonu bu iki sayfa araciligi ile yapilmisti. Yakinda cep telefonlari da engellenirse sasirmayin. Hatta bloglar bile engellenebilir.
Yarin Cuma namazindan sonra cok buyuk gosteriler yapilacagina dair duyumlar almis esim. Is yerinden telefon etti, "yarin ne olursa olsun bulundugumuz bolgenin disina cikma plani yapma" dedi. Ben de bazi planlari iptal ettim.
Duyduguma gore bazi Amerikan firmalari calisanlarini Misir disina cikariyor. O firmalardan birinde calisan bizim Turk arkadaslar da yarin Turkiye'ye gidiyorlarmis mesela. Cok enteresan bir sey geldi aklima bunu yazinca. Gecen yil bir dedikodu cikmisti. Amerika Misir'da bulunan vatandaslarina iki yil icinde ulkeyi terketme konusunda hazirlikli olmalarini bildirmis diye! Kahire'de cok sayida Amerika'li yasiyor. Bir suru Amerikan sirketi, hatta okullari var. Merak ediyorduk biz de neden diye? Bu gunleri mi gordu onceden acaba Amerika?
Pazartesi, Şubat 01, 2010
MABROUK YA MASR!!!!
Asagidaki video Misir'in kupa sevincini gosteriyor.
Perşembe, Aralık 24, 2009
NUBYE FOLKLORUNDAN BIR ORNEK
Yazi seri sekilde 5'e kadar devam ediyor resimlerle, eger arzu ederseniz...
http://kahire.blogspot.com/2008/05/bunca-yildir-kahiredeyim-herkesin.html
Çarşamba, Aralık 09, 2009
SAID BOLGESININ FOLKLOR DANSI
Misir'in Kahireden asagida kalan kisimlarina Said bolgesi deniyor. Burada yasayanlara da Saidi. Genellikle ciftici kokenliler. Saidler hakkinda bir suru de fikra soylenir, bizim Karadeniz fikralari ayarinda:)) Benim gozlemledigim kadari ile, muzikleri Kahire ve daha kuzeydekinin aksine daha sakin. Kuzey bolgesinde muzikler daha oynak fikirdak. Misir Arapcasinda konusurken bazi harfler yutuluyor, bazilari da farkli telaffuz ediliyor. En belirgin olani alfabedeki jim harfini gim diye telaffuz ediyorlar. Ama Said bolgesinde bunun tersi oluyor. Onlar dogrusunu soyluyorlar. Bizim karadenizlilerin g harfini c diye telaffuz etmeleri gibi bir durum yani. Bir de Misirli'lar Saidlerin cok inatci olduklarini soylerler. Bunu bir de kim icin soyluyorlar biliyor musunuz? Turkler icin:)) Ara ara dikkatimi ceken seyler oldu benim de Saidlerle ilgili. Dinledigim bir muzigin tinisi bana Turk muzigini hatirlatti bazen, duydugum bir yemek tarifi, ya da bazi ufak seyler "aaa ayni bizim gibi" dedirtti. Ben Turklerle Saidler arasinda bir benzerlik var ama nasil oluyor diye de dusundum hani. Cunki bence Turkiye'ye daha yakin olan Kuzey bolgelerinde olmaliydi aslinda bu benzerlikler. Derken bir gun hatirlamiyorum simdi kimden duydum ama bir Misirli ile konusurken Said bolgesinde, Osmanli'dan kalma cok Turk oldugunu ogrendim. "Hah" dedim ben de "galiba dogru iz uzerindeyim":)) Aslinda bir arastirmak lazim bu durumu.....











