Pazartesi, Ağustos 24, 2009

RAS SUDR



Ras Sudr Sina yarimadasinda, Kahire'ye araba ile yaklasik iki saat mesafede bir yer. Kahire'den Suveys yoluna cikiyorsunuz ve Sina'ya gecmek icin deniz altindan yaklasik bir km. lik bir tunelden geciyorsunuz. Sonra da deniz kiyisindan guneye dogru gidiyorsunuz, hemen orada:)) Ismini Sedir agaclarindan aliyor. Ras "burun" demek. Yani ismin tam Turkce karsiligi "Sedir Burnu". Oyle cok fazla turizme acilmamis bir yer Sharm El Seyh gibi. Bir iki otel var, gerisi yazlik siteler seklinde devam ediyor. Eger dalmak icin degil de denizde yuzmek icin bir yer ariyorsaniz bence mukemmel bir yer. Kumsal alabildigine, beyaz ve ince bir kum. Deniz tertemiz, beyaz kumun yansimasiyla turkuaz renkli. Bir de git git git su belinde. Yumusacik kumun ustunde yuruyorsun. Hani fotograflarda goruruz ya Maldivleri falan, oyle iste. Butun denizlerde gel-git olayi vardir, vardir da burada bu oylesine gozle gorunur bir bicimde ve hizli oluyor ki sasilasi bir sey. Sabah oturdugunuz yere kadar vuran dalgalar, ogleden sonra saat dort gibi cekilmeye basliyor. Ama ne cekilmek; kiyida belinizde olan su ogleden sonra yok oluyor. Denizin ortasinda once kum adaciklari beliriyor, sonra koca bir ovaya donusuyor. Sanirim ikiyuz metre kadar bir uzakliga kadar suyu cekilmis bir yer ortaya cikiyor. Sabah yuzdugunuz yerlerde aksam ustu yuruyorsunuz.









Sularin bu kadar kisa surede bu kadar cok cekilmesi bana Hz. Musa'yi hatirlatti. Bilenleriniz bilir, Hz. Musa kavmini Misir'dan cikarip Firavun'un ordularindan kacirmak icin Kizildeniz'i yarmis ve halkini Sina'ya cikarmisti. Bugun boylesine gozle gorunur bir bicimde yasadigimiz bu doga olayi bana, boyle bir seyin nasil mumkun olabilecegini de ispatlamis oluyor diye dusundum. Tabii mucizevi guclerin de yardimi olduguna inaniyorum. Ras Sudr'a giderken yolda "Ayun Musa" diye gordugunuz tabelalarin oldugu yer, Hz. Musa'nin halkini karaya cikardigi yeri isaret ediyor.

Burasi ayrica cok ruzgar aldigindan, parasorf yapanlarin da gun boyu denizin ustunde kaydiklari bir yer. Ruzgarli olunca sicakligi da fazla hissetmiyorsunuz.



Bu deniz yildizini sular cekildikten sonra denizin iclerine dogru yururken buldum. Aslinda tamamen kumla kaplanmisti fakat seklinden ne oldugu belli idi. Buldugum bir cubukla hafifce durttum canli mi diye. Kaskatiydi. Olmus herhalde diye dusundum vesuyun oldugu yere kadar tasiyip yikadim. Desenleri cok hosuma gitti. Sonra donuste almak uzere onu kumun ustune biraktim ve yurumeye devam ettim. Donuste gelip kendisine baktigimda bacaklarindan birinin sekil degistirmis oldugunu gordum, daha dikkatli bakinca cok hafif bir kipirdanma belirtisi hissettim ve hala canli oldugunu anladim. Tabii ki hemen goturup suyun icine biraktim. Suya girdikten bir muddet sonra yumusamaya basladi. Hayata dondu yani:))




Biz buraya esim ve kizimla birlikte Ramazan'dan iki gun once gittik.Ramazan'in ilk gunu aksami donduk. Tabii bu yuzden koca kumsal ve deniz sadece bizimdi neredeyse. Bir de sorf yapanlar vardi. Deniz, kum, gunesle dolu dolu gecen bir "iki "gun yasadik ve cook mutlu ayrildik oradan. Denize girmek deyince benim icin favori yerlerden biri.

Salı, Ağustos 18, 2009

HELWA YA BALADY/BENIM GUZEL ULKEM - DALIDA

Perşembe, Mart 19, 2009

TABA'NIN KURTULUSU


Bugun Misir'da tum okullar tatil. Sebebi Taba. Taba'nin kurtulusunun yildonumu kutlanacak. Misir'da ilk defa tum okullar bu kutlama icin tatil ilan edildi. Sanirim sebebi Gazze'ye dayaniyor. Misir bir sekilde Israil'e goz dagi veriyor, himmm bize de yaptiklarinizi unutmadik diyor.


1956 daki Suveys krizi sirasinda Taba Israil tarafindan isgal edilmis, fakat 1957'de Israil geri cekilirken Taba'yi da Misir'a birakmis. Israil 1967 yilindaki meshur 6 gun savasinda Sina yarimadasini yeniden isgal etmis ve Taba'da 400 yatakli bir otel bile insa etmis. 1973 teki Yom Kippur savasini takiben Misir ve Israil baris gorusmeleri sirasinda Israil, Taba'nin aslinda 1906'da Misir'da yapilan Osmanli Ingiliz anlasmasiyla Osmanli sinirlari icinde birakildigini bu yuzden daha onceki iki anlasmanin hatali oldugunu soylemis. 1982 yilinda Sina'nin buyuk bolumu Misir'a geri gecerken Taba en sona birakilmis. Uzun gorusmelerden sonra olay uluslararasi zemine tasinmis ve bir Israil'li bir Misir'li ve uc de diger ulkelerden olusan komisyon Taba'nin Misir'a birakilmasi yonunde 1988 yilinda karar almis ve Israil 1989 yilinda Taba'yi Misir'a geri vermis. (Bu bilgileri Wikipedia'dan aldim)


Yillar once biz de Taba'ya gitmistik. Israil ile sinir oldugundan sinir kapisina kadar da gidip donmustuk. Turizmin gelismekte oldugu bir yer. Ozellikle Israilli turistler buraya cokca geliyorlar. Ne yazik ki 2004 yilinda Taba Hilton'da patlatilan bir bomba 34 kisinin olmesine sebep olmustu.

Çarşamba, Mart 18, 2009

19. KAHIRE COCUK FILMLERI FESTIVALI - TURKIYE NEREDE?


Aradan gecen bir yildan sonra bu yil da 19. duzenlenen Kahire Cocuk Filmleri Festivali hakkinda yazacagim. Gecen yil 18. cisi hakkinda yazmistim, ama daha disaridan bir gozlemci idim, sadece kizimin da icinde oldugu acilis toreni dolayisi ile bir gunluk bir gozlemle yazmistim. Bu yil biraz farkli bir yonden yazacagim.

Festivalden yaklasik bir ay kadar once Kahire Kultur Musavirimizin duyurusu ile kizim dahil dort Turk cocugu festivalde juri uyesi olarak Turkiye adina gorev aldilar. Festival komitesi aslinda her ulkeden iki cocuk istemis, fakat bizden talep dort cocuk olunca sagolsun Kultur Musavirimiz Esen Neftci Hanim da durumu komiteye kabul ettirmis dordunu de olayin icine soktuk. Cocuklar icin gercekten bulunmaz bir firsatti bu edinecekleri tecrubeler acisindan. Festivale Turkiye'den de film isteyecegini soyledi Esen Hanim. Biz de heyecanla beklemeye basladik kac film gelecek, ne gelecek diye. Malum burada Turk dizi filmlerine de cok buyuk bir ilgi var bu ara!

Cocuklarin festival komitesine juri uyesi olarak kayitlarini yaptirdik, sonra bir iki kez daha gidip, hazirlanan programi, juri uyeleri icin ozel hazirlanan cantayi, tisortu ve icinde festival hakkinda, filmler hakkinda, yonetmenler hakkinda bilgiler olan ve juri uyelerinin fotografli bir listesinin oldugu, Kultur Bakanligi'nca hazirlanan yaklasik 225 sayfalik katalogu aldik. Heyecanla programa baktik Turk filmlerini gormek icin, ama hayal kirikligina ugradik. Bir tane bile yoktu. Halbuki boyle festivaller ulkeler arasindaki kaynasmayi saglar, kendinizi tanitip, sevdirme imkani bulursunuz.

Festivale katilan ulkeler sunlar; Misir, Polonya, Guney Kore, Portekiz, Macaristan, Latviya, Ingiltere, Estonya, Rusya, Hindistan, Hirvatistan, Bulgaristan, ABD, Yemen, Tunus, Isvec, Isvicre, Umman. Gordugunuz gibi uc kitadan, dogumuzdan, batimizdan, kuzeyimizden, guneyimizden bir suru ulke film gondermis, festivale katilmis. Bir biz yokuz. Acilis toreni yapilirken cocuklar sahneye film yonetmenlerini cagirip takdim ettiler. Isterdik ki bir yonetmen de Turkiye'den olsun. Neden yok? Aklima iki olanak geliyor; 1) Hep oldugu gibi Turkiye'nin Bati'ya odaklanmasi yuzunden Dogu'yu ihmal etmesi; ki bunun pek hayra alamet oldugunu sanmiyorum. Bakin burun kivirdigimiz her yerde Bati ulkeleri var. (Bu sabah AZ TVyi izlerken Azarbaycan muzik festivali reklamini gordum. Katilan ulkeleri sayiyor sunucu; Rusya, Fransa, Italya, Iran, Hindistan, Misir... Turkiye yok gene) 2) Belki de katilmak istedik ama gonderecek film bulamadik. Yani Turkiye'de cocuklar icin filmler cekilmiyor, sanat uretilmiyor. Yani cocuga yatirim yapilmiyor. Bu bence daha da vahim!! Bu seceneklerden hangisi yuzunden 19. Kahire Cocuk Filmleri Festivali'ne film gonderilmedi bir bilen varsa soylesin de biz de bilelim.

Iyi ki juri uyeligi icin yasi tutan cocuklarimiz varmis da kataloga Turkiye'nin adini bu sekilde sokabildik. Tabii Jurisi olup da filmi olmayan tek ulke olarak:))


Cairo Opera'da yapilan acilis toreninde yonetmenlerin takdimi. Gene tum sunus ve konusmalar biri kiz biri erkek iki cocuk tarafindan yapildi. O kadar cocuklar ki; pembe elbiseli kucuk kizi salonda gordugumde dikkatimi cekmisti elbisesinin guzelligi ile, sonra da bir erkek cocuguyla dalasip ona eteginin altindan bir tekme savurmustu:)) Guldurmustu beni o haliyle!


Yonetmenler, juri uyesi cocuklar ve acilis gosterilerini yapan cocuklar hep beraber sahnede salondakileri selamlarken. Juridekiler uc gunde yaklasik 60 film izlediler, bunlarin cogu kisa metrajli bir kac dakikalik filmlerdi. Ama gercekten cok yoruldu cocuklar. Bunu, son gun son filmi izledikten sonra salondan kendilerini disariya atis bicimlerinden de rahatlikla anlayabilirdiniz:))) Acilis toreni icin sahne alan cocuklar da Bilgisayar oyunlarini sahnede canlandirarak show yaptilar. Cok profesyonelceydi. Demek ki cocuklara firsat! verildiginde onlar hem cocuk olup hem de basarilara imza atabiliyorlarmis!!!

Çarşamba, Mart 11, 2009

KIZILDENIZ'DE DALGICLIK KURSLARI



Hepinizin bildigi gibi Kizildeniz dunya dalgiclarinin vazgecilmez bir kosesi. Zengin ve bakir su alti guzellikleri, milli parklari hem dalgiclari hem de dalmayi ogrenmek isteyenleri buraya cekiyor.

Simdi size bu kurslardan birisi hakkinda bilgi vermek istiyorum; Arkadasim Hesham Samy'nin kurucusu ve bas egitmeni oldugu kurs IDEA (International Diving Educaters Association) temsilcisi. IDEA ilk olarak FSDA (Florida Skin Divers Association) un bir parcasi olarak 1952 yilinda kurulmus. Sonra FSDA 1978 yilinda IDEA olarak degismis. IDEA bugun 30 farkli ulkede temsil edilmektedir. Misir da onlardan biri. Hesham'in 20 yillik bir dalgiclik deneyimi var. Kendisi ayni zamanda Deniz Kuvvetlerinin bir uyesidir ve ozel kuvvetler bolumunde dalgic olarak gorev yapmaktadir. Genellikle Sharm El Sheikh'te yapilan dalislarin aksine bu kurslar Sharm'a 40 km. mesafedeki Dahab'da yapilmaktadir. Buradaki zenginlikler Sharm'dakinden daha fazla. Milli Park da burada (Denizin icindeki zenginlikten bahsediyorum. Yoksa Sharm kadar luks ve kalabalik degil kara kismi:)) Amaci dalmak olanlar icin ideal bir yer, gece eglenmek isteyenler icin de Sharm 40 km. otede. Ayrica kurs ucretleri de Sharm'dakinden daha ucuz ve su altinda cekilen resimler de ucrete dahil. Sharm'da bunun icin ayrica ucret odenmek zorunda!

Asagida su altinda cekilmis olan fotograflardan bazilarini goreceksiniz. Eger kurs ile ilgilenen var ise "kizildeniz" rumuzu ile benimle irtibata gecebilir. Adresim: sevgi_shawky@yahoo.com































Çarşamba, Şubat 18, 2009

DUYURUM VAR

Yaklasik uc yildir Kahire hakkinda yazilar yazmak icin actigim bu blog bana yetersiz gelmeye basladi. Cunki bu bloga sadece Kahire'ye ya da Misir'a yonelik yazilar yazmak istiyorum, o yuzden yazmak istedigim pek cok sey de oylece icimde kaliyor. O yuzden yeni bir blog acmaya ve her ne yazmak istiyorsam orada yazmaya karar verdim. Yeni blogumun adi http://www.lafsandigi.blogspot.com/ Boylece konu kisitlamam olmadigi icin daha fazla yazi yazabilecegim. Allah hayirli etsin.

EGZAHANALAR GREVDE

Iki gundur egzahanalar (eczaneler) grevde burada. Hukumetle aralarindaki anlasmazlik bitene kadar da devam edecek. Duyumlarima gore anlasmazligin sebebi su; Misir'da hukumet ilac fiyatlarini ucuz tutmak icin destekleme veriyor. Dolayisi ile ilaclar hakikaten ucuz. Bu da eczacilara cok para birakmadigindan pek cogu bizim de yabancisi olmadigimiz gibi kozmetikten, sakiza kadar her turlu seyi satiyorlar. Tabii kayit disi olarak yurt disindan getirilen ilaclar ve bilumum seyler de satilmakta. Iste bu kayit disi olayi hukumeti harekete gecirmis ve onlem almaya itmis. Onlem olarak da ister satsin ister satmasin vergiyi "pesin almak" diye belirlemis. Iste kiyamet burada kopmus. Cunki eczacilarin hepsi ayni sekilde para kazanmiyor yani hepsinin yurt disindan oteberi getirme durumu yok. Eczacilar sendikasi her bolgede sadece bir eczanenin acik olmasini ve ilactan baska bir sey satmamasini karara baglayarak grev karari almis. Dun gazeteden tercume etti esim gulerek; bazi eczacilar dukkanlarinin onune hiyar koyup satmaya baslamislar, "bundan boyle bunu satacagiz cunki hukumetin bize karsi tutumu da bu" gibilerden. Henuz yazar kasa kullanma yayginligi olmadigindan boyle bir zorluk yasaniyor. Hukumetin tesbiti dogru ama tedbiri yanlis oldu galiba. Umarim en kisa zamanda herkes icin dogru bir cozum yolu bulunur.

Çarşamba, Şubat 11, 2009

SUBAT TOPLANTIMIZ


Bu ay Turkce Konusan Hanimlar Grubu toplantimizi Zamalek'teki Marriot Hotel'in bahcesinde yaptik. Bu otelin hepimizi ceken hos bir havasi var. Her seyden once tarihi bir yer. 1869 yilinda Hidiv Ismail tarafindan Suveys Kanali'nin acilis torenlerine katilacak olan konuklar icin yaptirilmis bir saray. Ismi de orjinal olarak "Al Gezira Sarayi" imis. Avrupa'li bir cok kraliyet uyesi burada kalmis, Verdi'nin Aida Operasi da ilk defa burada sahneye konmus. Daha sonra orjinal sarayin iki tarafina yapilan unitelerle bir otele donusmus. Icinde kucuk bir muzesi de var. Ama ne yazik ki ben arkadaslari uzun bir aradan sonra ilk defa gorunce resim cekmeyi falan unuttum! Cektigim resimler de bir cogu gittikten sonra oldu.:)) Ustteki kucuk resmi internetten kopyaladim, onun icin kucuk oldu...