Pazartesi, Ekim 09, 2006

MISIRDA RAMAZAN - I

Ramazan bizim ulkemizde oldugu gibi burada da oldukca heyecanla karsilaniyor. Hazirliklar gunler oncesinden basliyor. Hanimlar yemeklerini hazirlayip derin dondurucuya koyuyorlar, iftara kolaylik olsun diye. Magazalar, dukkanlar Misir'in kendine has kumaslari ile dekore ediliyor, isiklandiriliyor. Evlerin balkonlari bile kucuk ampullerle susleniyor.




Bu suslemelerin en geleneksel olani "fanus" olarak adlandirilan cesitli buyuklukteki fenerlerin yollara, dukkanlara, magazalara ve evlere asilmasi. Benim de geldigimden beri her yil ramazanda evimin balkonuna bir tanesini astigim bu fenerler gecmisten gelen bir adete dayalidir. Eski ramazanlarda, aksam karanlik olunca cocuklar ellerinde yaktiklari fenerlerle sokaklarda dolasarak ozel bir sarki soyler ve seker toplarlarmis. O zamanlardan bu zamana boyle gelmis bu fenerler. Bu fenerlerin 2-3 cm lik olanindan tutun da resimdeki gibi buyuk boyda olanlarina kadari her yil satisa cikiyor.

Ramazanda butun cafe ve restoranlar sokaklara tasmis durumdadir. Kaldirimlarin ustu masa ve sandalyelerle doludur. Burada da durumu uygun olmayanlar icin iftar sofralari kuruluyor. Marketlerde ramazan paketleri satiliyor. Aksamlari camiler teravih namazi icin dolup tasiyor. Ramazan gelince bir davet telasi da basliyor. Ilk hafta genellikle aile buyukleri ile beraber yenilir iftar, ondan sonraki haftalarda da davetler baslar. Sahur davetini de ilk defa burada gordum. Gece onbir sularinda da sahur davetleri verilir. Gece yatmadan once sahur yenip oyle yatiliyor genelde. Gece sahur icin pek kalkan oldugunu duymadim. Bir ben kalkiyorum gibi geliyor bana, bir de tanidigim bazi Turk arkadaslar. Her ne ise, Rahman ve Rahim olan Allah uzerimizden sevgisini , sefkatini eksik etmesin, herkesin iyiligini versin.

5 yorum:

fatih dedi ki...

güzel yazı ve güzel fotoğraflar
sahura davetlerini Türkiye de bazı illerde duymuştum ama gece kalmamaları gerçekten ilginç.
teşekkürler sayenizde mısır ile alakalı bilmediğimiz birşey kalmayacak.

Sevgi dedi ki...

Tesekkurler Fatih, aslinda yazmayi unuttugum bir seyi burada yazayim; bazan sahura kalkmalarina gerek olmuyor cunki gec saatlere kadar uyanik kaliyorlar. Ozellikle hafta sonlari sanki tum sehir uyanik. Yazdiklarimi begendiginize sevindim, niyetim burada edindigim tum intibalari ve bilgileri bloguma yazmak. Siz de geldiginizde yabancilik cekmezsiniz:))

Berceste dedi ki...

Ya hakikaten orada uyuma saatleri oldukca gec olsa gerek, gencler kizli erkekli Nil nehri kenarinda dolanip duruyorlardi, gece buralardaki gibi sonuk degildi yani. Burasi icin esim kopekler bile 8'den sonra isirmiyorlar diye takiliyor.In cin ve top oyunlari sozkonusu :)
Bu susleme isini ben cok tuttum, Christmas'da buradakilerde bir senlik bir senlik. Bazi arkadaslar bizim de Bayramimiz var deyip o suslemelerin bize uyanlarini Bayram icin kullaniyor. Boyle kendine has adetlerin olmasini sevdim. Fener isi eskiden bizde de varmis sanirim. Gece fenerle dolasmak falan. Hatta el feneri derler ya pille calisanina bile! Biz sahurda size gelmeye karar verdik, eee neler var? (yuzsuz sahurcu misafir :p)

Berceste dedi ki...

Aaaa bir de nerde senin fenerin fotografi????

Sevgi dedi ki...

Ehlen ve sehlen Berceste, bekleriz.